Biri var..Bir insanı seviyor, kardeşi diyelim mesela. Ona zarar gelse dünyayı yıkar, canı pahasına korur onu.. Öyle çok sevmiş ki çünkü.. Kan bağını falan geç.. Seviyor lan.. Seviyoru.. Karşıdaki ne hissederse hissetsin önemsiz.. Üzülmüş kırılmış kızmış falan hepsi boş.. Seviyor ölümüne.. Koruyor onu, sakınıyor.. İyi olsun diye çırpınıyor.. Midesi bulansa başı ağrısa yorgun düşse endişeden mahvoluyor..
Hayatını karartacak bir şeyi öğrendi.. Gözlerinden yaş akıyor.. İsyan dahi edemiyor şöyle haykıra haykıra.. Üzülüyor.. Öyle çok üzülüyor ki çıkarıp kalbini veresi geliyor.. Üzgünlük hali tanıdık çünkü.. Hayat çok zor ve pis.. Biliyorsun bazı hisleri.. Yaşasan da, yaşamasan da.. bu biri çok üzülüyo.. Ağlıyor o.. Sadece ağlıyor.. Sevdikleri ve yakınlarının canları tehlikeye girene kadar sabrediyor.. O an geldi mi de, büyüyor atıyor kendini ateşe.. O kadar çok büyüyor ki gölgesinde küçücük kalıyor tüm belalar sıkıntılar.. Yaşlı gözlerinden ateş çıkıyor.. Deviriyor karşısındaki derdi..
Duruluyor sonra.. Dışı gülse de , içi hep ağlıyor.. Umut ediyor, sevdikleri iyi olsun istiyor.. Kendine de üzülüyor.. Zekasının geriliğine üzülüyor.. İşte onu kimse bilemiyor.. Anlayamıyor.. Hayat zaten kötüyken, bir de kendine üzülmek.. Çok kötü kendine üzülmek.. Çaresizliğine üzülmek.. Başka türlü birisi olamayacağını bilmek.. Kaderinin daima aynı olacağını bilmek.. Sevginin her türlüsüne değil de, çok az bulunanına sahip olmak, sadece onu istemek, o'ndan istemek.. Ama hayat kötü.. Acılar da çaresizlikler de eziklikler de o gözyaşlarında gizli..